BİLDİRİ DETAY

Nurullah YÜCEL, Mustafa CAYVAZ, Emine Nurhan AKIN, Sümeyye GÖÇMEN
VEKTÖRLERLE MÜCADELEDE İŞ KAZALARI
 
Giriş: İş kazaları ve meslek hastalıkları çalışma ortamında yaşanan risklerden en önemlileridir. Bu sebeple iş sağlığı ve iş güvenliği ekonomik, sosyal ve teknik nedenlerle gittikçe önem kazanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütüne göre iş kazası önceden planlanmamış, çoğu kez kişisel yaralanmalara, makinelerin, araç ve gereçlerin zarara uğramasına, üretimin bir süre durmasına yol açan bir olay olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizde SGK tarafından farklı meslek gruplarında meydana gelen iş kazası rakamları her yıl açıklanmasına rağmen vektörlerle mücadele açıklanan meslek grupları arasında bulunmamaktadır. Bu durum özellikle büyükşehir belediyeleri dahil Türkiye’de hizmet veren 1370 belediyeyi yakından ilgilendirmektedir. Çünkü halkın sağlığını tehdit eden vektörlerle mücadele hizmetlerini belediyeler vermektedir. Vektör kendisinde hastalığa neden olmayan bir patojeni bir konaktan alıp insan veya hayvanlara bulaşmasını sağlayan canlılar (sivrisinek, karasinek, fare, kenen, hamamböceği…vb) vektör denir. Amaç: Bu çalışmanın amacı vektörlerle mücadelede iş kazası oluşabilecek ortamların literatür çalışmaları desteği ile belirlenmesidir. Bu meslek grubunda çalışanlarda oluşabilecek iş kazlarına dikkat çekmek istedik. Kapsam: Dünyada ve Türkiye’ de vektörlerle mücadele iş kazlarının son 5 yıllık literatür sonuçları ve saha deneyimleri kongre katılımcıları ile paylaşılacaktır. Sınırlıklar: Türkiye de biyosidal ürün uygulayıcılarının SGK tarafından ayrı bir iş tanımı bulunmadığı için biyosidal ürün uygulayıcıların geçirmiş olduğu iş kazaları verilerine ulaşılamamaktadır. Yöntem: Vektörlerle mücadelede iş kazaları ile ilgili elde edilen literatürlerden literatür analizi yöntemi kullanılarak iş kazaları araştırılacak. Bulgular: Yapılan literatür taramaları sonucunda en fazla iş kazası yaşanan ve meslek hastalığı tanısı konan meslek grubunun nitelik gerektirmeyen meslekler oldu görülmüştür. Nitelik gerektirmeyen işler ise alt grupta en fazla iş kazası ve meslek hastalığına maruz kalanların madencilik, inşaat, imalat ve ulaştırma sektörlerinde nitelik gerektirmeyen işlerde çalışanlar ile çöpçüler ve diğer nitelik gerektirmeyen işlerde çalışanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. SGK verileri incelendiğinde iş kazası geçirme açısından 2014 ve 2015 yıllarında 26-35 ve 36- 45 yaş aralığın da iken 2017 yılına gelindiğinde 19-25 yaş aralığı en tehlikeli grup olarak ortaya konmuştur. Yine iş kazaları verileri incelendiğinde en fazla ölümlü iş kazasının 3 ay ile 1 yıl arasında çalışma tecrübesi olanlarda görüldüğü belirlenmiştir. Bir aydan az ve 5 yıldan fazla iş tecrübesi olanlarda daha az iş kazası görülmektedir. Vektörlerle mücadele çalışanlarının iş kazaları 4 grup halinde sınıflandırılabilmektedir. 1) vektörlerle mücadele uygulayıcıları kullandıkları biyosidal üründen (ilaç zehirlenmesi…) 2) mücadele ettikleri vektörlerden (fare ısırması, kene ısırması, sıtma hastalığı….) 3) mücadeleyi gerçekleştirdikleri ortamdan (inşaat alanında, derede, yüksekte çalışma, rögar kapağının düşmesi…) ve 4) kullanmış oldukları ekipman ve cihazlardan kaynaklı (trafik kazası, el ve parmak yaralanmaları ..). En çok meydana gelen iş kazalarının vektörlerle mücade çalışmalarının yapıldığı çalışma ortamlarında görülmektedir. Sonuç: Bu araştırmanın sonuçlarına bakıldığında iş tecrübesinin iş kazalarını önlemede önemli bir etken olduğu söylenebilir. Bir diğer sonuç ise iş kazasında yaşın düşüş eğiliminde olması genç nüfusun istihdamının artmasına bağlanabilir. Vektörlerle mücadele uygulayıcılarının kullandıkları biyosidal üründen, mücadele ettikleri vektörlerden, mücadeleyi gerçekleştirdikleri ortamdan, kullanmış oldukları ekipman ve cihazlardan kaynaklı iş kazası geçirme riskleri bulunmaktadır. Uygulayıcıların tüm bu risklerin farkında olabilmeleri için belirli aralıklarla kurs, seminer vb. etkinliklerle eğitim verilerek bilinçlendirilmeli, belirli periyotlarla sağlık taramalarından geçirilmelidir. Söz konusu sağlık taramaları, biyosidal ürüne maruz kalma sonucunda oluşabilecek akut ve kronik hastalıklara erken tanı konulmasında önemlidir. Biyosidal ürün uygulayıcılarının, uygulamalar esnasında kişisel koruyucu kullanmaları sağlanmalı ve söz konusu donanımların doğru kullanımının kontrolü gerçekleştirilmelidir. Biyosidal ürün uygulayıcılarının sertifikalı eğitimlerden geçmeleri gerekmektedir, Çalışanların güvenlik kültürü kazanmalarını sağlayacak eğitim modelleri ve yöntemleri geliştirilmelidir. Uygulamada kullanılan ekipmanların periyodik olarak bakımların yapılıp yapılmadığı kontrol edilmeli. Özel kullanım gerektiren cihaz ve ekipmanların kullanıcıları ehliyet alması sağlanmalı ve ehliyetsiz kişiler tarafından kullanılması engellenmeli. Biyosidal uygulaması yapılacak alanda özellikle inşaat sahalarında iş güvenliği uzmanın bilgisi dâhilinde uygulama yapılmalıdır. Sağlık Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı biyosidal ürünler ilgili düzenlemelerde işbirliği ve koordinasyon içerisinde çalışmalıdır.

Anahtar Kelimeler: İş kazası, Vektör, Vektörlerle mücadele, Biyosidal Ürün



 


Keywords: