BİLDİRİ DETAY

Serpil AYTAÇ, Nuran BAYRAM
PSİKOSOSYAL TEHLİKE VE RİSK OLARAK MOBBİNG’İN İŞ TATMİNİ DEPRESYON VE ANKSİYETE ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
 
Günümüzde sağlıklı olmak, yalnızca hastalık ve sakatlık durumunun olmaması değil; bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik hâlidir (WHO). Psikolojik sağlık, beden sağlığına göre değerlendirmesi daha zor, etkilenmesi daha kolay sağlık bileşenleridir. Bireysel yaşam koşulları, yaşanılan çevre ve yapılan iş, psikolojik sağlığın temel belirleyicileridir. Psikolojik sağlığın %50’ye yakın bir bölümü de iş ve çalışma koşullarından etkilenmektedir. 6631 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu, iş kazalarının önlenmesi ve gerekli tedbirlerin alınması amacıyla işyerlerinde risk değerlendirme çalışmaları yapılmasını zorunlu kılmıştır. Bu doğrultuda iş sağlığı ve güvenliği açısından riskler, fiziksel, kimyasal, ergonomik, biyolojik ve psikososyal riskler olmak üzere beş başlık altında toplanmıştır. Risk grupları içinde yer alan psikososyal riskler, psikolojik ve fiziksel zararlara yol açan, iş hayatına ilişkin olarak uygulanan ve düzenlenmiş yöntemlerle ortaya çıkan sosyal ve örgütsel düşmanca faaliyetler olarak tanımlanmaktadır.Bu doğrultuda psikososyal tehdit ya da tehlike olarak görülen mobbing, iş hayatında bireylerin astları, üstleri ve hatta aynı seviyedeki çalışma arkadaşları tarafından psikolojik baskıya maruz bırakılarak kişinin işten ayrılmasının sağlanmasıdır. Mobbing süreklilik göstermesi nedeniyle bireyi çalışma yaşamından uzaklaştırır ruhsal ve sosyal açıdan kişinin iyi olma halini olumsuz olarak etkiler. Bu olumsuz etkiler, düşük iş tatmini, devamsızlık, saldırganlık, endişe, depresyon ve bazı sağlık sorunları gibi istenmeyen sonuçlara da yol açmaktadır. Mobbingle mücadele eden ülkelerde mobbing/yıldırma konusu iş sağlığı ve güvenliği kapsamında ele alınmaktadır. Bu nedenle konu, iş sağlığı ve güvenliği açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, psikososyal tehlike olarak görülen mobbing/yıldırma olgusunun, psikososyal risk olarak çalışan sağlığını etkileyen, anksiyete ve depresyon ile ilişkisini ve etkileşimini ortaya koymak, iş tatminiyle ilişkisini ölçmek ve böylece mobbing davranışının iş sağlığı ve güvenliği açısından psikososyal bir risk olarak çalışan sağlığı üzerindeki etkisini incelemektir. Bu araştırmanın örneklemini bir ilimizdeki çeşitli eğitim kurumlarında farklı düzeylerde çalışan 291 kişi oluşturmaktadır. Rassal örnekleme yöntemiyle seçilen eğitim kurumlarında, araştırmacılar tarafından hazırlanan anket formu kapalı zarflar halinde dağıtılmış ve aynı gün geri toplanmıştır. Çalışmada veri toplama tekniği olarak anket kullanılmıştır. Hazırlanan anket formunda katılımcıların demografik özelliklerine ait (yaş, eğitim, çalışma yılı, çalışma biçimi vb.) soruların yanı sıra iş tatmini, depresyon ve anksiyete ölçekleri yer almıştır. Çalışanların iş tatminini ölçmek üzere Quinn& Staines(1979) tarafından geliştirilen İş Tatmini Ölçeği (5 soru) (Cronbach Alpha=0,82) ölçeği kullanılmıştır. Çalışanların psikososyal risk olarak sağlığını etkileyen, anksiyete ve depresyon durumlarını ölçmek üzere Zigmond & Snaith (1983) tarafından geliştirilen ve Aydemir ve arkadaşları (1997) tarafından Türkçe geçerlik ve güvenilirlik çalışması yapılan Hastane Anksiyete ve Depresyon ölçeği (Anksiyete Cronbach alpha=0,84, Depresyon Cronbach Alpha=0,79) kullanılmıştır. Son olarak Mobbing davranışını değerlendirmeye yönelik Quine (1999) tarafından geliştirilen ve Rayner ve Hoel’in (1997) tanımladığı mobbing sınıflamalarını içine alan Mobbing davranışını değerlendirme soruları (20 soru) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 23 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, güvenilirlik analizi ve t-testi analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, çalışanların %26,5’i mobbing davranışına maruz kaldıklarını ifade etmiştir. İş Tatmini ile Anksiyete arasında (r=-,390; p<0,01) ve Depresyon arasında (r=-,527; p<0,01) negatif yönde güçlü ilişkiler tespit edilmiştir. Mobbing davranışına maruz kalanlara bu davranışın kimler tarafından uygulandığı sorulduğunda, en çok yöneticileri tarafından (%63,6) mobbing davranışına maruz kaldıkları belirtilmiştir. Ayrıca mobbing’e maruz kalan kadınların, yine kadınlar tarafından maruz bırakıldıkları anlaşılmıştır (%35). Elde edilen sonuçlara göre mobbinge maruz kalanlarda, kalmayanlara göre iş tatmini daha düşük, anksiyete ve depresyon düzeyleri göre daha yüksektir ve aradaki fark istatistiksel %1 düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Son bir yılda mobbing davranışına maruz kaldıklarını söyleyenlerin hangi türde bir mobbing davranışıyla karşılaştıkları sorusuna, mesleki tehdit olarak en fazla “disiplini gözdağı verecek biçimde kullanma”, kişisel tehdit olarak en fazla “kişisel bütünlüğü bozma”, izolasyon olarak en fazla “eğitim güdülendirme gibi isteklerini nedensiz olarak red etme”, aşırı iş yükleme olarak en fazla “gerçekleşmesi olanaksız iş bitirme tarihi verme” ve destabilizasyon olarak en fazla “sürekli moral bozma” şeklindeki mobbing davranışlarına maruz kaldıklarını bildirmişlerdir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, çalışma hayatında mobbing/yıldırma oldukça yaygın bir iş sağlığı ve güvenliği sorunudur.

Anahtar Kelimeler: Mobbing, Yıldırma, Anksiyete, Depresyon, İş tatmini



 


Keywords: