BİLDİRİ DETAY

Melike GÖKKAYA
OFİS ÇALIŞANLARININ ÇALIŞMA ORTAMLARININ FİZİKSEL VE ERGONOMİK RİSK ETMENLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
 
Giriş: İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili mevcut yasal düzenlemelerin temel amacı çalışanları, çalışma ortamının olumsuz etkilerinden korumak, çalışma koşullarını iyileştirmek ve mevcut riskleri kaynağından yok edilmesini veya en aza inmesini sağlamaktır. Ofisler genel olarak az tehlikeli sınıfa girmektedir. Ofis ortamındaki meslek hastalıkları ve iş kazaları maden, inşaat ve metal sektöründeki meslek hastalıkları ve iş kazalarına oranla daha düşük olması ilginin bu yöne kaymasını azaltmaktadır. Ancak iş kazalarının büyük ya da küçük olması değil insan sağlığının her sektörde temel alınması gerekmektedir. Ofis ortamının; çalışanların sağlığı, güvenliği ve verimliliğine etkisi oldukça önemlidir. Ofis ortamında sağlık ve güvenlik açısından çeşitli tehlikeler bulunabilmektedir. Bu tehlikeler, çalışanlar bakımından risk oluşturabilmektedir. Ofis ortamında risk oluşturabilecek fiziksel ve ergonomik etmenler; gürültü, aydınlatma, termal konfor şartları, uygun olmayan duruş biçimi, kötü eşya dizaynı vd. olarak görülmektedir. Amaç: Bu çalışmada, ofis çalışanlarının, çalışma ortamlarına ilişkin fiziksel ve ergonomik risk etmenlerine yönelik algılarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, bu algıların; cinsiyet, yaş, medeni durum, öğrenim düzeyi, hizmet süresi, özel ve kamuda çalışma durumu ve kronik rahatsızlık değişkenlerine göre anlamlı farklılık durumlarının ortaya çıkarılması da hedeflenmiştir. Kapsam: Yapılan bu araştırmanın evrenini, Malatya ilinde bulunan bazı kamu ve özel sektör kurum/kuruluşlarında çalışan ofis çalışanları oluşturmaktadır. Sınırlılıklar: Araştırma, Malatya ilinde bulunan 5 kamu ve 10 özel sektör kurum/ kuruluşunda çalışan 120 ofis çalışanı ve araştırmacının maddi imkânları ile sınırlandırılmıştır. Yöntem: Araştırma betimsel tarama ve nedensel karşılaştırma modelleri temel alınarak oluşturulmuştur. Veri toplama aracı olarak Malatya ili içerisinde 5 kamu (nKamu=60) ve 10 özel sektör (nÖzel=60) kuruluş/kurumlarında görev yapan gönüllü çalışanlara (N=120), araştırmacı tarafından uzman görüşleri alınarak geliştirilen Fiziksel-Ergonomik Risk Etmenleri Anketi (FERA) uygulanmıştır. Bu anket, beşli likert tipinde, 19 maddeden oluşan bir yapıda olmakla beraber, anketin öncesinde kişisel bilgilerden oluşan 6 maddelik bir bölüm de bulunmaktadır. Anket formları, çalışanlara elden ve yüz yüze görüşme şeklinde yapılmıştır. Katılımcıların tamamı random (tesadüfi) yöntemle seçilmiştir. Veri analizi sürecinde, öncelikle araştırmadan elde edilen veriler SPSS 24 istatistik programına işlenmiştir. Anket toplam puanları oluşturulmuş, aritmetik ortalamalar üzerinden çalışan algıları betimlenmiştir. Bu amaçla, aritmetik ortalamaların yorumlanması için puanlar soru sayısına bölünmüş, 1.00< <5.00 genişliği temel alınarak puan düzeyleri yorumlanmıştır. Bu aşamadan sonra, verilerin normallik analizleri için Kolmogorov-Smirnov (K-S) testi ve çarpıklık-basıklık değerleri ile normal dağılım eğrileri incelenmiştir. Yapılan analiz işlemleri neticesinde parametrik istatistik teknikleri uygulanmasında karar kılınmıştır. Bu amaçla; bağımsız gruplar t-testi, Levene testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Scheffe testi gerçekleştirilmiştir. Etki büyüklüklerinin tespit edilmesi için Cohen’s d(t-testi) ve omega squared ω² (tek yönlü varyans analizi) değerleri tespit edilmiştir. Bulgular: Araştırmanın demografik özelliklerine göre; ankete katılanların % 49,2 sinin kadın, % 40,8 nin erkek olduğu, en yüksek yaş aralığının %30,8 ile 29-34 yaş olduğu, en yüksek öğrenim durumunun %42,5 ile lisans mezunu olduğu ve %76,7 sinin kronik rahatsızlığının bulunmadığı saptanmıştır. Ofis çalışanlarının, FERA puanlarının aritmetik ortalamasının 3.37 olduğu ve buradan hareketle ofis çalışanlarının “Katılıyorum (4)” düzeyinde yer aldıkları tespit edilmiştir. En yüksek değerlere sahip maddelerin; çalışma ortamının aydınlatmasının, havalandırmasının ve ısısının yeterliliği, bilgisayar masası, fare ve klavyenin asgari gereklere uygunluğu konularında olduğu saptanmıştır. En düşük değerlere sahip maddelerin ise ayak desteği bulunmaması, ayağa kalkmadan sürekli masada bulunmak ve çalışma saatinde kas-iskelet ağrıları kapsamında rahatsızlıklar yaşamak hususlarına yönelik maddeler oldukları bulgularına ulaşılmıştır. Ofis çalışanlarının kişisel bilgilerine göre fiziksel ve ergonomik risk algılarına yönelik sadece özel veya kamuda çalışma durumuna göre FERA puanlarında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Özel sektörde görev yapanların, kamuda görev yapan ofis çalışanlarına göre puanlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Diğer bir anlatımla kamuya göre özel sektör grubunda yer alan ofis çalışanlarının, çalışma ortamlarında fiziksel ve ergonomik risk etmenlerinin daha düşük olduğunu düşündükleri söylenebilir. Etki büyüklüğü düzeyinin (Cohen’s d=.04) ise orta düzeye yakın olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Sonuç: Bu araştırmada ofis ortamlarının, gürültü, havalandırma, aydınlatma, ısı yönünden yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna ilaveten çalışanların yapısına uygun ergonomik düzenleme ile güvenli bir çalışma ortamı sağlandığı takdirde, fiziksel ve ergonomik risk etmenleri kaynağından yok edilmiş ve ya en aza indirilmiş olacaktır. Ayrıca ankete katılanların iş güvenliği ve ergonomi bilgi düzeylerinin orta düzeyde olduğu tespit edilmiş, çalışanların iş güvenliği ve ofis ergonomisi eğitimleri ile desteklenmesi önerilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Ofis, Çalışma Ortamı, Ergonomi, Fiziksel Etmenler, İş Sağlığı ve Güvenliği



 


Keywords: