BİLDİRİ DETAY

Sevda UZUN, Nilgün ULUTAŞDEMİR
GELECEĞİN SAĞLIK PROFESYONELLERİNİN UYGULAMADAKİ YAŞADIKLARI RİSKLERİN KAYGI DÜZEYLERİNE ETKİSİ (GÜMÜŞHANE İLİ ÖRNEĞİ)
 
Giriş: Çalışanın iş sağlığı ve güvenliği bakımından önemli riskler taşıyan çalışma alanlarından biri de sağlık hizmetleridir. Sağlık çalışanları hastayla daha fazla zaman geçiren ve bakımlarını doğrudan yerine getiren kişi olmaları nedeniyle sağlık riskleri ile karşılaşma olasılıkları daha yüksektir. Bu nedenle sağlık çalışanlarının çalışma ortamları ve çalışma koşullarının değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Son dönemlerde ülkemizde ve dünyada birçok alanda İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) çok önem kazanmıştır. Özellikle de insanların sağlık sorunlarına çözümler aramak için gittikleri hastanelerde hem hastane ortamının hem de sağlık çalışanlarının İSG mevzuatlarına uygun olması gerekmektedir. Amaç: Bu araştırma bir devlet üniversitesinin sağlık bilimleri fakültesi hemşirelik bölümü 3. ve 4. sınıflarında eğitim gören öğrencilerin, uygulamaları esnasında maruz kaldıkları tehlike ve riskleri belirlemek ve bu tehlikelerin kaygı düzeylerine üzerine etkisini saptamak amacı yapılan bir araştırmadır. Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini evrenini Eylül-Ekim 2017’de Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik bölümünün uygulamalara daha çok çıkmış 3. ve 4. sınıflarında eğitim gören öğrenciler (n=210 kişi) oluşturmuştur. Araştırmanın yapıldığı dönemde derslere aktif katılan 197 öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; sosyodemografik özellikler (yaş, cinsiyet, medeni durum, ekonomik durum, eğitim durum), hastane çalışma ortamı kaynaklı risk ve tehlikeler algısı (enfekte kesici-delici-batıcı cisim yaralanması, el yıkama, eldiven kullanma, enjektör kullanımı, şiddet vb.), sağlık durumları (beslenme, egzersiz, dinlenme, kronik hastalık, uyku, sigara, alkol, sağlık kontrolü vb.) ve çalışma şartlarını (hizmet süresi, çalışma saati, iş verimi vb.) içeren sorular ile Sağlık Çalışanı Güvenliği Ölçeği (SÇGÖ) ve Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ) sorularından oluşan anketin direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde yüzdelik, ortalama, sayı, standart sapma, Ki-kare testi, Mann Whitney U ve Kuskall Wallis, ANOVA ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan geleceğin sağlık profesyonellerinin %65.5’i (129 kişi) kadın, %34.5’i (68 kişi) erkek olup yaş ortalamaları 21.59±1.40 (Min:19, Max:49)’dır. Öğrencilerin, % 52.3’ü (103 kişi) dördüncü sınıfta, % 47.7’si üçüncü sınıfta öğrenim görmektedir. Geleceğin sağlık profesyonellerinin %.69.0’ı (136 kişi) haftada 2-13 saat çalıştığını ve %87.3’ü (172 kişi) 6 hastaya bakım verdiğini ifade etmiştir. Erkek sağlık profesyonellerinin SÇGÖ puan ortalaması kadın sağlık profesyonellerine göre daha yüksek (t=-2.63, p=0.009) bulunmuştur. Kadın sağlık profesyonellerin BAÖ puan ortalaması erkek sağlık profesyonellerine göre daha yüksek (t=2.23, p=0.02) bulunmuştur. Üçüncü sınıfta eğitim gören öğrencilerin BAÖ puan ortalaması dördüncü sınıfta olan öğrencilere göre daha yüksek (t=2.12, p=0.03) saptanmıştır. Kurumda çalışmaktan memnun olan geleceğin sağlık profesyonellerinin SÇGÖ puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur (t=2.958, p=0.003). Kurumda çalışma memnuniyeti öğrencilerin BAÖ puan ortalamalarını etkilememektedir (p>0.05). Çalıştığı kurumdan memnun olan öğrencilerin SÇGÖ puan ortalaması çalıştığı kurumdan memnun olmayan öğrencilere göre daha fazla iş güvenliği sağlamaktadır. İş kazası geçiren öğrencilerin iş kazası geçirmeyenlere göre BAÖ puan ortalaması daha yüksek bulunmuştur (t=3.12, p=0.002). Tebliğ okuyan öğrencilerin, tebliğ okumayan öğrencilere göre SÇGÖ puan ortalaması daha yüksek (t=3.58, p=0.001) saptanmıştır. Düzenli sağlık kontrolü yaptıran öğrencilerin yaptırmayanlara göre BAÖ puan ortalamaları (t=2.20, p=0.02) daha yüksek bulunmuştur. Ruhsal hastalığı olan öğrencilerin ruhsal hastalığı olmayanlara göre BAÖ puan ortalamaları (t=0.59, p=0.01) daha yüksek saptanmıştır. Sağlık hizmetlerine ulaşamayan öğrencilerin, ulaşabilen öğrencilere göre BAÖ puan ortalamaları (t=-2.49, p=0.01) daha yüksek saptanmıştır. Uygulama yapılan kurumdaki görev dağılımından memnun olmayan öğrencilerin KKD kullanma durumları daha yüksek bulunmuştur (p=0.03, x2=4.686). Geleceğin sağlık profesyonellerinin yaşı (r=0.121, p=0.90), sigara içme sayısı (r=0.025, p=0.85) ile SÇGÖ puan ortalamaları arasında pozitif yönde anlamsız bir ilişki, çalışma saati (r=-0.113, p=0.11) ile SÇGÖ puan ortalamaları arasında ise negatif yönde anlamsız bir ilişki saptanmıştır. Geleceğin sağlık profesyonellerinin yaşı (r=-0.555 p=0.44), sigara içme sayısı (r=-0.076, p=0.57) ile BAÖ puan ortalamaları arasında negatif yönde anlamsız bir ilişki; çalışma saati (r=0.093 p=0.19) ile pozitif yönde anlamsız bir ilişki saptanmıştır. Sonuç: Bu araştırmada geleceğin sağlık profesyonellerinin uygulama yaptıkları hastanede iş güvenliğinin sağlandığı ancak orta düzeyde anksiyete yaşadıkları saptanmıştır. Öğrencilerin klinik uygulamada yaşadığı güçlükleri ve kaygıları öğretim elemanlarıyla paylaşması için uygun ortamın sağlanması ve düzenli olarak klinik hemşireleri ve görevli öğretim elemanları tarafından sorunların çözümüne yönelik toplantılar yapılmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Geleceğin sağlık profesyonelleri, Hastane, Çalışan sağlığı güvenliği.”



 


Keywords: