BİLDİRİ DETAY

Seçil AYANOĞLU, Melda DÖLARSLAN, Ebru GÜL
EKOJEOKİMYA VE İNSAN SAĞLIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİLER: ASBEST
 
Öz: Giriş: Jeokimya, yerkabuğundaki doğal kimyasal olayları inceleyen, elementlerin nisbi ve kesin miktarlarının saptanmasında rol oynayan, canlıların sağlığı arasındaki ilişkiyi kurmada yardımcı olan ve ekoloji (çevre bilimi) ile bağlantılı bir bilim dalıdır. Son zamanlarda jeokimya ile ekoloji bilim dalları birlikte anılmakta olup insan sağlığı üzerindeki araştırmaları önem kazanmıştır. Özellikle doğada bulunan mineral tozlarının insan sağlığı açısından olumsuz etkileri bulunduğu bilinmektedir. Bu mineral tozlarından en tehlikelisi olan ise kanserojen etkiye sahip asbest mineralidir. Lifsi (fiber) yapıda kristalize silikat bir mineral türü olan asbest, hava yoluyla solunduğunda akciğerlerde ve solunum sisteminin diğer bölümlerinde kansere ve kanser dışı hastalıklara neden olmaktadır. Asbestin neden olduğu bilinen en önemli hastalıklar; asbestozis (pulmoner fibrosis), akciğer kanseri, mezotelyoma (akciğer zarı kanseri) ve plevra lezyonlarıdır. Asbest esas olarak endüstriyel kaynaklı bir sorun olmasına karşın, özellikle Anadolu’nun kırsal kesimlerinde kullanımı nedeniyle oluşan temas sonucunda önemli sağlık sorunları oluşturmaktadır. Asbest ile temas çevresel ve mesleksel kaynaklı olarak gerçekleşmektedir. Amaç: Bu çalışmada asbestin ekojeokimyasal özelliği ile insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kapsam: Yapılan bu araştırma, kırsal bölgelerde yaşayan insanların asbest ile temasına neden olan etkenler ve bunun sonucunda oluşan sağlık sorunlarını kapsamaktadır. Yöntem: Bu çalışmada, literatür taraması yapılarak jeokimya ve ekoloji bilim dallarının arasındaki ilişki bağlamında asbestin çevresel kaynaklı teması sonucunca oluşan sağlık sorunları belirlenerek gerekli öneriler sunulmuştur. Bulgular: Yapılan literatür taraması neticesinde; dünyada geniş asbestli alanlara sahip birçok ülke arasında olan Türkiye, asbest ile bağlantılı endemik akciğer hastalıkları açısından yüksek prevalansa sahiptir. Bunun nedeni kırsal kesimlerde yaşayan insanların çok olması ve jeolojik yapı olarak belirtilmektedir (Şenyiğit vd., 2004). Türkiye’de kırsal alanlarda yaşam nedeniyle asbest ile temaslı 1.000.000 civarında kişi yaşadığı, yaklaşık 90.000 kişinin de temasa devam ettiği ileri sürülmektedir. Dolayısıyla kırsal alanlarda yaşayan köylüler tarafından asbestli toprağın; evlerde sıva-badana ve çatı malzemesi olarak kullanılması (30 il ve 473 köyde (Anonim, 2013)), bebek kundaklarında pudra toprağı olarak kullanılması, asbestli toprağın pekmez yapımında kullanılması, yine bu topraklarda hayvan otlatılması, tarım arazisi olarak kullanılması ve yetiştirilen ürünlerin insanlar ve hayvanlar tarafından tüketilmesi, tarım arazisi olarak kullanılan alanlarda traktör sürüldüğünde tozuma meydana gelerek çevrede yetişen bitkilere ve canlılara zarar vermesi, asbestli toprağın rüzgâr ile savrulup havada asılı kalarak insanlarla temas etmesi ve terkedilmiş-rehabilite edilmemiş asbest ocakları gibi nedenlerden ötürü o bölgede yaşayan başta insanlar olmak üzere canlı sağlığını ciddi anlamda etkilemektedir (Ayanoğlu vd., 2017) Sonuç: Sonuç olarak asbestin neden olduğu kanser vb. hastalıkların oluşum ve gelişim süreçlerinin 15-60 yıl olarak düşünüldüğünde doğrudan veya dolaylı etkilerinin uzun yıllarda ortaya çıktığı bir gerçektir. Asbestin, gerek kişilerin bireysel olarak gerekse de kuruluşlar tarafından kullanılmasından dolayı oluşturduğu risk göz ardı edilemeyecek seviyededir. Her ne kadar ülkemizde kullanımı 2010 yılında yasaklanmış olmasına rağmen uzun yıllar etkileri devam ettiğinden dolayı aktif olarak kullanımındaki kadar ciddi tehlikelere sahiptir. Bu nedenle asbestin tüm kullanım alanları kontrol edilmeli, asbest alanları üzerinde bulunan yerler yeşillendirilmeli, gerekli durumlarda bu yerler risk derecesine göre taşınmalı, buralar yeni yerleşimlere açılmamalı, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından asbestli malzemeler yollara serilmemeli ve daha önceden bu işleme tabi olmuş yerler belirlenerek kontrol edilmeli ve gerek yöre halkı gerekse de devletin ilgili birimleri bu konunun uzmanları tarafından bilgilendirilerek alınması gereken tedbirler ve tehlikenin önemi vurgulanmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Asbest, Jeokimya, Ekoloji, İnsan Sağlığı



 


Keywords: