BİLDİRİ DETAY

Ahmet Gökalp KILIÇARSLAN, Metin BAYRAM
ÇALIŞANLARIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMLERİNİN UZAKTAN EĞİTİM YÖNTEMİYLE YAPILMASININ ETKİNLİĞİ: SAKARYA ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ
 
Hızla endüstrileşen dünyada, insan ve işgücü odaklı çalışma hayatında “İş Sağlığı ve Güvenliği” kavramının önemi giderek artmaya devam etmektedir. Türkiye’de 1946 yılında başlayan iş sağlığı ve güvenliği çalışmaları 2002’den itibaren ciddi bir gelişim yaşamış, önemli atılımlar gerçekleştirmiştir. 2000 yılında “İşçi Sağlığı Daire Başkanlığı”, “İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne” dönüştürülerek ilk adım atılmış, iş sağlığı ve güvenliği alanında uluslararası nitelikte sözleşmeler imzalanmış ve 30 Haziran 2012’de “6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu” yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. “6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu” ile iş sağlığı ve güvenliği konusu ilk kez müstakil bir kanunla ele alınmıştır. Bu kanunla Türkiye’de çalışma hayatında yeni bir dönem başlatılarak bütün çalışanların işyerindeki sağlık ve güvenlik şartları çok daha sağlam bir altyapıya kavuşturulmuş, “korunmak” yerine “önlemek” anlayışı getirilmiştir. Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliğinde yükümlülükler sadece ulusal mevzuatla değil; aynı zamanda ILO, WHO gibi uluslararası kuruluşlar ve AB mevzuatının gereklilikleriyle de yerine getirilmektedir. Bu kapsamda pek çok sözleşme imzalanarak ulusal mevzuatımıza yansıtılmıştır. Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliğinin sahada başarıyla uygulanmasında ve güvenlik kültürünün oluşturulmasında sosyal tarafların katkı ve desteğinin önemi büyüktür. İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi konusunda mevzuat ve denetim yanında iş sağlığı ve güvenliği kültürünün geliştirilmesi ve tüm topluma yaygınlaştırılması da üzerinde hassasiyetle durulması gereken önemli bir konudur. Yeterli oranda iş sağlığı ve güvenliği bilincine ulaşılabildiği ölçüde, kazasız ve hastalıksız bir çalışma hayatına ulaşmak mümkündür. Zira yasal olarak alınacak tedbirlerin sınırı ne olursa olsun, o tedbirleri uygulayacak olan insandır. Tedbirlerin olumlu sonuç vermesi, gerek çalışan gerekse işveren olarak tüm tarafların bu önlemlerin gerekliliğine, sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatının ne şekilde sağlanabileceğine ilişkin bilgi, birikim sahibi olması ve bu bilgisini uygulamaya geçirmelerine bağlıdır. İşverenin iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak ve sürdürmek amacıyla işyerinin özelliklerini de dikkate alarak çalışanları ve çalışan temsilcilerini bilgilendirmek amacıyla eğitimler düzenlemesi gerekmektedir. Bu eğitimlerde, işyerine ve işin niteliğine uygun “özelleştirilmiş” programlar geliştirilip uygulanabilir. İşyerindeki sağlık ve güvenlik riskleri, bu risklerin doğurabileceği zararlar ile önleme yöntemleri çalışanlarla görüşülür ve güvenli çalışma ilkeleri, birincil düzeyde önleyici tedbirler ile periyodik sağlık muayenelerinin amacı ve gereklilikleri açıklanır. Kanun uyarınca, düzenlenen tüm eğitim programları çalışanların mesai saatlerinde gerçekleştirilir. Türkiye’deki İSG mevzuatı, yürürlükte olan 6331 sayılı temel yasa ve bu yasaya uygun olarak çıkarılan çok sayıda yönetmelikten oluşmaktadır. Çalışanların eğitimini düzenleyen “Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik (Resmi Gazete, 2013) çalışan başına en az sekiz saat olmak üzere genel, sağlık ve teknik olmak üzere üç konu başlığı altında tüm çalışanlara temel İSG eğitimleri verilmesini ve eğitimin sonunda ölçme ve değerlendirme yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Çalışmada Sakarya Üniversitesi Çalışanlarının Kanuni zorunluluk olan İSG Genel Konular Eğitiminin Uzaktan Eğitim Yöntemiyle verilmesinin etkinliğinin ölçülmesi amaçlanmış olup, Eğitimlerin etkinliğinin ölçülmesinde anket tekniği kullanılmıştır. Eğitimin etkinliğini ölçmek üzere uygulanan ankette eğitimin şekli, süresi, içeriği ve sunum tekniği ile eğitimcinin kalitesi ile ilgili altı değerlendirme kriteri belirlenmiştir. Eğitime katılanların bu altı değerlendirme kriteri ile ilgili algı düzeylerini 5’li-Likert tipi ölçekte “1=Kesinlikle katılmıyorum, … 5= Kesimlikle katılıyorum” belirtmeleri istenmiştir. Ayrıca eğitime katılanlardan memnuniyetsizlikleri varsa nedenleri belirtmeleri ve eğitimlerin uzaktan eğitim şeklinde verilmesine dair görüşlerini yazılı olarak beyan etmeleri istenmiştir. Eğitime katılan 2227 kişiden 480 kişi (%20) ankete katılmış olup, belirlenen altı adet değerlendirme kriteri ile ilgili elde edilen veriler tanımlayıcı istatistiki yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Açık uçlu sorulara yazılı verilen cevaplar içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın bulguları uzaktan eğitime katılan çalışanların genel memnuniyet oranının 5-Likert tipi ölçeğe göre 3.99 olarak gerçekleştiğini göstermiştir. Katılımcılar en çok sunum kalitesi açısından memnuniyetsizliklerini beyan etmişlerdir. Bu bağlamda eğitimlerin yeterince resim ve video gibi görsellerle desteklenmediği için etkileyici ve sürükleyici olmadığı belirtilmiştir. Katılımcılardan bir kaçı eğitim videolarının gerçekten karşısına geçip izlenip anlaşılmadığını hususunda tereddütleri olduğunu söylemişlerdir. Bu itibarla; bilişim alt yapısı yeterli olmak şartıyla, görsellerle desteklenmiş, akıcı, etkileyici ve sürükleyici bir üslupla yetkin eğitimciler tarafından hazırlanmış eğitim videoları üzerinden çalışanlara verilecek İSG eğitimlerinin etkin ve verimli olacağı sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: 6331 sayılı kanun, iş sağlığı ve güvenliği, uzaktan eğitim



 


Keywords: