BİLDİRİ DETAY

Metin PEHLİVAN
6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU’NDA ÇALIŞANIN ÇALIŞMAKTAN KAÇINMA HAKKI
 
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 2. Maddesine göre İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri gerek kamu gerekse özel sektöre ait olsun bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına, faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması çalışanları ruhen ve bedenen sağlıklı olmalarını sağlayacaktır. İş sağlığı ve güvenliği bir sistem olarak işyerinde hangi tür risklerin olacağının tespiti ve bu risklerin önlenmesi amaçlar. Bu aşamada ise en önemli sorumluluk işverene düşmektedir. İşverenin sadece ücret ödeyerek ekonomik olarak korumakla değil aynı zamanda kişiliğini ruh ve beden bütünlüğünü de koruma borcunu etkili biçimde yerine getirmekle mümkündür. İşverenin işçiyi koruma, gözetme borcu bakımından en geniş yükümlülüğü de iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yerine getirmekte karşımıza çıkmaktadır. Amaç: Biz de çalışmamızda 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu bağlamında işverenin işyerinde alması gerekli olan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin önemi, ortaya çıkacak ciddi ve yakın tehlikelerin varlığı halinde gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda çalışanların sahip olduğu çalışmaktan kaçınma hakkının kapsamı, şartları ve süresini doktrindeki tartışmaları da dikkate alarak ortaya koymaya çalıştık. Kapsam: Çalışma 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yapılmıştır. Bu nedenle özellikle çalışanın çalışmaktan kaçınma hakkına yönelik özellikle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ndaki düzenlemeler irdelenmiştir. Sınırlıklar: Çalışma İş Sağlığı ve Güvenliği hukuku alanına ait olduğundan 4857 Sayılı İş Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ndaki düzenlemeler kapsam dışında bırakılmıştır. Yöntem: Çalışma ilgili mevzuat ve uygulamada karşılaşılan sorunlar ve yargıya yansıyan uyuşmazlıklar da incelenerek gerçekleştirilmiştir. Bulgular: İşverenin işyerindeki iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda işçinin de sahip olduğu bazı haklar vardır. Bu haklardan birisi de işçinin çalışmaktan kaçınma hakkıdır. 6331 sayılı Kanunun 13/2. Maddesin uyarınca, çalışan ciddi ve yakın bir tehlikenin varlığını hissettiğinde öncelikle iş sağlığı ve güvenliği kuru¬luna, iş sağlığı ve güvenliği kurulunun bulunmadığı yerlerde ise işverene durumu bildirir, ciddi ve yakın bir tehlikenin var olduğu buna rağmen işveren tarafından gerekli önlemlerin alınmadığı yönünde tespit kararını tebliğ alır. Bunun üzerine çalışan gerekli önlemler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınma hakkına sahiptir. Bu durumda ücret ve ücret eklerine hak kazanacak olan çalışan iş görme edimini ifa borcundan kurtulacaktır. Fakat çalışanın çalışmaktan kaçınmadan önce karar verilinceye kadar edimini çalışma şartlarına uygun bir şekilde ifa etmesi gerekir. Şunu da ifade etmek gerekir ki çalışanın çalışmaktan kaçınma hakkını elde edebilmesi için iş sağlığı ve güvenliği kurulunun ya da işveren ya da işveren vekilinin kararını beklemek zorundadır. Çünkü bu hakkın doğumu bakımından verilecek kararlar kurucu nitelik taşımaktadır. Şu kadarı da var ki çalışanın kanundan ya da sözleşmeden doğan tüm hakları işlemeye devam edecektir. Bu dolayı da çalışanın ücret ya da maaşı ödenmeli, Sosyal Güvenlik Kurumu’na çalışan için işveren tarafından yatırılması gereken primler yatırılmalıdır. Bu süreçte her iki taraf için çalışanın iş görme borcunu ifa etmemesi dışındaki tüm borçları devam etmektedir. Çalışan bu durumda iş sağlığı ve güvenliğinden kaynaklı yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Çalışanlar çalışmaktan kaçınma hakkını, işverenin gerekli tedbirleri alıncaya kadar kullanabilir. İşyerinde ortaya çıkan tehlike sadece bir çalışanı değil de birden fazla çalışanı tehlike altına sokacağı durumda çalışanlar toplu bir şekilde çalışmaktan kaçınma hakkına sahiptirler. Kaçınma hakkının topluca kullanılması kanunun verdiği yetkiden kaynaklı olduğu için çalışanlar bakımından kanun dışı grev olarak kabul edilmez. İşveren, çalışmaktan kaçınma hakkını kullanan çalışanlara pozisyonuna uygun güvenli bir iş teklifinde bulunabilir. Böyle bir durumda sadakat borcunun bir gereği olarak çalışan işi kabul etmesi gerekir. Eğer çalışan bu görevlendirmeyi kabul etmezse, işveren sadakat borcuna aykırı davranış nedeniyle ilgili mevzuata uygun bir yaptırım uygulayabilir. Bu yaptırım iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi olabileceği gibi, çalışan işçi değil de kamu personeli ise idari bir soruşturma sonucunda disiplin cezası olabilecektir. Sonuç: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çalışanın çalışmaktan kaçınma hakkını doktrindeki tartışmaları da dikkate alarak hüküm altına almış olması çalışanın lehine bir düzenlemedir. Bununla birlikte bu hakkın kullanımını bir araç olarak kullanabileceklerin olabileceği teziyle hakkın kullanımını belirli şartlara başlanmış olması da faydalı olmuştur. Çalışmaktan kaçınma hakkının kullanılmasının en önemli şartı olan ciddi ve yakın tehlike tehlikenin unsurlarının tespiti ve değerlendirilmesi noktasında her somut olaya göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Yakın ve Ciddi Tehlike, Çalışan, Çalışmaktan Kaçınma Hakkı



 


Keywords: